Ebeveynin 10 Tetikleyicisi
PDF olarak indirYayınlanma tarihi: 05.10.2026
Çocuğumun davranışı beni tetiklediğinde ne yapabilirim?
Ebeveyn olmak bazen çocuğun davranışından çok, o davranışın bizde uyandırdığı anlamlarla baş etmektir.
Aşağıdaki durumlarda önce çocuğu değiştirmeye çalışmak yerine bir an durup kendi bedenimize ve sinir sistemimize bakmayı deneyebiliriz.
1. “Kaç kere söyleyeceğim?”
Tetikleyici:
Çocuğunuzun sizi tekrar tekrar dinlememesi, aynı şeyi defalarca söylemek zorunda kalmanız.
Sizde ne olabilir?
Sabırsızlık, gerilim, kontrolü kaybetme hissi.
Önce:
Omuzlarınızı fark edin. Çenenizi gevşetin. Sesinizi yükseltmeden önce bir nefes alın.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Bunu birkaç kez söylemek zorunda kaldım ve ikimiz de gerildik. Birlikte ne yapabileceğimize bakalım.”
2. “Bana böyle konuşamazsın!”
Tetikleyici:
Çocuğun bağırması, itiraz etmesi veya sert bir tonda konuşması.
Sizde ne olabilir?
Saygısızlık olarak algılama, öfke, güç mücadelesine girme isteği.
Önce:
Davranışı kişisel bir saldırı olarak algılamadan önce çocuğun yoğun duygusunu fark edin.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Kızgın olduğunu duyuyorum. Kızgın olabilirsin. Ama birbirimize bağırmadan konuşacağız.”
Duyguya alan açın, davranışa sınır koyun.
3. “Her yer dağınık!”
Tetikleyici:
Oyuncaklar, kıyafetler, okul eşyaları veya dağınık bir oda.
Sizde ne olabilir?
Kontrol kaybı, yükün arttığını hissetme, “Kimse bana yardım etmiyor” düşüncesi.
Önce:
Dağınıklığın sizde yarattığı duyguyu fark edin.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Şu anda bu dağınıklığı görünce çok gerildim. Hadi birlikte küçük bir yerden başlayalım.”
Her şeyi bir anda düzeltmek yerine tek bir küçük adım seçin.
4. “Ağlamayı bırak artık.”
Tetikleyici:
Çocuğun uzun süre ağlaması veya sakinleşmemesi.
Sizde ne olabilir?
Çaresizlik, sabırsızlık veya “bunu hemen düzeltmeliyim” hissi.
Önce:
Ağlamayı durdurmak yerine çocuğun yanında kalmayı deneyin.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Bunun senin için zor olduğunu görüyorum. Hemen iyi olmak zorunda değilsin. Yanındayım.”
Bazen çocuğun ihtiyacı çözüm değil, duygusunu güvenli bir ilişkide yaşayabilmektir.
5. “Kardeşinle yine mi kavga ediyorsun?”
Tetikleyici:
Kardeşler arasındaki kavga ve tartışmalar.
Sizde ne olabilir?
Gürültüden bunalmış hissetme, adaleti hemen sağlama veya bir tarafı suçlama isteği.
Önce:
Haklıyı bulmaya çalışmadan önce herkesin sakinleşmesine yardımcı olun.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“İkinizin de çok kızgın olduğunu görüyorum. Önce biraz sakinleşelim, sonra ne olduğunu konuşacağız.”
Önce düzenleme, sonra problem çözme.
6. “Ödevini yap!”
Tetikleyici:
Çocuğun ödevden kaçması, ertelemesi veya “yapmayacağım” demesi.
Sizde ne olabilir?
Kaygı, gelecek endişesi, sorumluluk duygusunun tamamen size kaldığını hissetme.
Önce:
Çocuğun davranışı ile geleceği hakkında yaptığınız yorumları birbirinden ayırın.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Şu anda ödeve başlamak zor geliyor olabilir. Önce ilk küçük adımı birlikte bulalım.”
7. “Hemen hazırlanmalısın!”
Tetikleyici:
Sabahları oyalanmak, hazırlanmayı reddetmek veya sürekli gecikmek.
Sizde ne olabilir?
Zaman baskısı, acele, kontrol kaybı.
Önce:
Kendi hızınızı fark edin.
Çocukların stresli bir ortamda daha hızlı hareket etmesi her zaman mümkün değildir.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“İkimiz de acele ediyoruz. Önce bir nefes alalım. Şimdi sıradaki tek işimiz ne?”
Tek adım. Tek görev.
8. “Benim çocuğum bunu nasıl yapar?”
Tetikleyici:
Çocuğunuzun bir şeyi başaramaması, hata yapması veya başkalarının yanında zorlanması.
Sizde ne olabilir?
Endişe, mahcubiyet, hayal kırıklığı veya çocuğunuzun geleceğiyle ilgili kaygı.
Önce:
Kendi beklentinizi fark edin.
Çocuğun bir davranışta zorlanması, onun değeri hakkında bir şey söylemez.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Şu anda zorlanıyorsun. Hemen yapmak zorunda değilsin. Birlikte deneyebiliriz.”
9. “Telefonu/tableti bırak!”
Tetikleyici:
Ekranı bırakmak istememesi veya bırakırken büyük tepki göstermesi.
Sizde ne olabilir?
Kontrol mücadelesi, endişe, öfke ve “beni hiç dinlemiyor” düşüncesi.
Önce:
Sınırı korurken kendi sesinizi ve bedeninizi yavaşlatın.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Bırakmak istemediğini biliyorum. Süren bitti. Kızgın olabilirsin; ben sınırı koruyacağım.”
Eş düzenleme sınırları ortadan kaldırmaz.
10. “Artık gerçekten dayanamıyorum.”
Tetikleyici:
Günün sonunda üst üste gelen küçük sorunlar.
Çocuk huysuzdur.
Ev dağınıktır.
Ödev yapılmamıştır.
Kardeşler tartışıyordur.
Siz de yorgunsunuzdur.
Ve aslında sizi tetikleyen tek bir olay değil, birikmiş yük olabilir.
Sizde ne olabilir?
Sinir sisteminin kapasitesinin zorlanması, tahammülsüzlük, yoğun öfke veya tamamen geri çekilme isteği.
Önce:
Kendinize sorun:
“Şu anda gerçekten çocuğumla mı uğraşıyorum, yoksa bütün günün yükünü de taşıyor muyum?”
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz:
“Şu anda çok yoruldum. Birkaç dakika sakinleşmeye ihtiyacım var. Sonra seninle konuşacağım.”
Bu cümle çocuğa şunu öğretir:
İnsanlar zorlanabilir. Kendilerini fark edebilir. Mola verebilir. Sonra yeniden bağlantı kurabilir.
Gaki'nin 30 Saniyelik Tetiklenme Molası
Bir sonraki zor anda hemen cevap vermeden önce:
DUR
Bedenimde ne oluyor?
FARK ET
Nefesim nasıl? Sesim nasıl?
AYIR
Çocuğumun yaptığı şey ne? Ben buna hangi anlamı yüklüyorum?
BAĞLAN
Çocuğum şu anda ne yaşıyor olabilir?
SEÇ
Şimdi vereceğim en sakin ve net cevap ne olabilir?
Unutmayın
- Eş düzenleme, çocuğun her istediğini yapmak değildir.
- Eş düzenleme, sınır koymamak değildir.
- Eş düzenleme, hiç öfkelenmemek değildir.
Eş düzenleme;
“Ben de zorlanıyorum ama önce kendimi fark edip sana yeniden bağlantıyla yaklaşmayı seçiyorum.”
diyebilmektir.
Çünkü çocuklarımız için en güçlü modellerden biri, zorlandığımızda ne yaptığımızı görmeleridir.
Benzer İçerikler
Çocuğumun Davranışı mı, Benim Tetikleyicim mi?
Bazen çocuğumuzun küçücük bir davranışı içimizde büyük bir tepki yaratır. Eş düzenlemenin ilk adımı, çocuğun davranışından önce kendi sinir sistemimizi fark etmektir.
İncele →Sadece Tetikleyicileri Değil, Işıltıları da Fark Et
Ebeveynlikte çoğu zaman bizi neyin zorladığına odaklanırız. Sinir sistemimize güven, bağlantı ve huzur veren küçük anları, yani ışıltıları fark etmek de en az o kadar değerlidir.
İncele →Bedende Kalmak Ne Demek?
Bedende kalmak; bedenimizi hemen sakinleştirmeye çalışmadan, olup bitene merakla dikkat vermektir. Beden duyumlarını fark etmenin sinir sistemiyle ilişkisi.
İncele →